Bir Kitap Yaz Work and Travel Adlı

Bir Kitap Yaz Work and Travel Adlı

Zaman bütün varlığını hızla sömürürken bir kaçış ararsın. Tamamen değişmek, farklı bir yaşamda var olmak istersin. Ben WORK AND TRAVEL ile uzaklaştım, değiştim ve geri döndüm. Kurtuluş! Bu bana göre tek kelime ile kurtuluş demekti. Herkese göre bir kültür değişimi olabilir ama bana göre ruhsal ve bedensel değişim oldu WAT. Neden mi? Tek başıma çıktım yola. Tanımadığım bir grup insanla daha yolun başında tanıştım. Heyecan sardı tüm bedenimi ve zihnimi. Bunu başarıyordum. Ailemde bir ilk oluyor ve ailemdeki yeni nesile yol gösteren oluyordum. Hem mutlu hem hüzünlüydüm.

Uzun süren uçuşlardan ve aktarmalar sonucunda bile enerjim tamamen yerindeydi. Hatta Mineapolis’ten Rapid City’e uçuşum sırasında Rapid City’de Tornado alarmı verilmişti ve uçağım neredeyse düşecekmiş gibi sallanıyordu. İtiraf ediyorum yol boyunca ağladım, evet! Heheh! Sonuç olarak vardım ve 3 ay boyunca hayatımda ilk diyebileceğim bir sürü aktivite yaptım. Harikulade arkadaşlıklar edinmemle birlikte bir de yeni bir aileye bile sahip oldum. Onları çok özledim! Birçok aktivite demişken dağ bayır demeden yürüdüm, kayaymış, yüksekmiş demeden tırmandım, uçurummuş, derinmiş demeden göle atladım, bot ile sürat yaptım, sokak geyikleriyle iç içe yaşadım, göl kenarında, ıssız ormanda kamp kurup marshmallow pişirdim vs. daha birçok şey yaptım. Yerimde durmadım açıkçası! Çünkü bu benim kaçışımdı. Stresi tamamen kafandan silip attığım mükemmel tatilimdi.

Housekeeper’dım ve her gün onlarca oda temizliyordum. Bazen isyan ettiğim oldu tabi onu da görmezden gelecek kadar polyanna gibi yaşamadım. Heheh! Şımarmıştım ve isyan çığlıklarını basıp durdum çoğu zaman iş yerinde ama yılmadım. Veda zamanı yaklaştıkça work and travel programındaki işimi bile sevmeye başlamıştım. Herkes benim ailem gibi olmuştu. Son günümde gözyaşlarımı tutamadım açıkçası. Ama her güzel şeyin sonu var diye boşuna dememişler. Keşke demeselermiş! Zaten hep bu söylemler bizi güzel hayallerimizden uyandırmıyor mu?! Sonuç olarak Rapid City’e ve kendi başıma kurduğum minik dünyama veda ettim.

Tuğba Özdemir

Tuğba Özdemir

İlk durak olarak Las Vegas’a yol aldım. Tek başınıza da çıksanız bir çok tanıdıkla karşılaşıyorsunuz, kaçış yok, yalnız da değilsiniz. Ama genel olarak yalnızdım. Las Vegas’ta kraliçe gibi yaşadım. Sonrasında ani bir statü değişimi yaşadım ve Corvett’ten inip Greyhound’a bindim. Sonrasında kendimi Los Angelas’ta buldum. Ulaşım konusunda ilk zorlukları orada yaşadım. Çünkü her yer çok uzaktı. Los Angelas’ta downtown hoşuma gitmemişti. Şehre oranla çok sönük kaldı gözümde. Plajlar ise masal gibiydi. Ama iyi ki yaptığım dediğim ve verdiğim paraya hiç acımadığım şey Universal Studio’lara gitmem oldu. Kesinlikle gidilmeli! Ve sonraki durağım olan New York’a uçtum. New York bela bir şehir! Tek kelimeyle bela! Ama o taş ormanda ve parıldayan sokak lambaları altında herkesin bir hikayesini barındıran kendine has bir hikayesi olan şehir bana göre! Sayısız farklı kültürün bulamacı olmuş, hem şevkatli hem sadist bir şehir! Velhasıl kelam benim için Work and Travel bir kitap gibi oldu. Bu sizin elinizde ne yaşacağınızı kendiniz seçiyorsunuz; sen de Bir Kitap Yaz Work and Travel Adlı. Ben size şunu yapın bunu yapın demek yerine gerçekten yaşayın, görün, hissedin ve kafanızda size ait açıp açıp okuyabileceğiniz bir kitap oluşturun diyorum. Yeniliklere her zaman açık olun ve tek tavsiyem herkese gülümseyin ve “Have a good day!” demeyi eksik etmeyin. Sevgi ve saygılarımla.

Tuğba Özdemir

( Bugünkü Görüntülenme Sayısı : 1 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA

*